0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

DNA Testi Yapalım Mı?

featured
Mehmet Ferit Erbiloğlu

Aslında zaman zaman “Türkmenlerin aslında kökenleri şudur, budur” diye bazı iddialarla ortaya çıkanlar oluyordu. Ben şahsen bunu “bazı hazımsızlıkların yol açtığı refleksler” diye tanımlıyordum. Ancak son aylarda özellikle de Erbil Türkmenlerinin kültürel faaliyetlerinin artması, yeniden sahada gözükmeye başlamaları ile birlikte bu kez farklı söylemlerle bir kez daha Erbil Türkmenlerine çirkin ve haksız bir baskı başladı.

Ancak bu kez bu iş sadece şahısların sosyal medya platformlarında kendi hesaplarından yaptığı paylaşımlarla değil… Bu duruma Bölgedeki bazı büyük küçük medyaların da çanak tuttuğunu açıkça görüyoruz.

Peki: Organize bir durum mu? EVET

 Hep vardı bu baskılar, tek farkı bugün daha yalın ve daha büyük bir kesim tarafından alenen yapılmasıdır.

Organize bir şekilde yapılmasına evet dememin nedeni de şudur:

Önce Devlet Üniversitesinde Kurdoloji dersinde “Türkmenlerin Erbil’deki varlıkları ile ilgili iddia tahmin vardır: Birincisi Osmanlı işgali döneminde Kürt memurların Türkçeyi öğrenme zorunluluğu vardı bu nedenle mecburen öğrendiler. İkinci ihtimal ise Yine Kürtlerin bir kısmı Osmanlı döneminde evlerde çalışmışlar hizmet etmişler ve o vakit bu dili öğrenmişler, Osmanlı gittikten sonra kendilerine biz Türkmen’iz demişler.” gibi ifadelerin yer aldığı kaynaksız, belgesiz bir zihin bulandırma politikası.

O sınıflarda bulunan bazı Türkmen öğrenciler artık nasıl “ben Türkmen’im” diyebilir ki?

Daha sonra yazarlıkla ilgisi olmayan bir iki arkadaş çıkıp nedense durup dururken Erbil Kalesi’nde yaşayan ailelerin torunları ile görüşmeler yapıyor ve seçtiği o muhterem torunlar ise hala Türkmence konuşan, arkada yüz yüze görüştüğümüzde Türkmen konusunda mangalda kül bırakmazken yazılan bu tarz kitaplarda ticari menfaat, korku, ‘tut takkeni yel götürmesin’ hesabı, oturup yedi ceddini Kürt diye anlatıyor.

Bu durumu hemen fırsata çeviren bir grup çığırtkan hemen art arda programlara çıkıp ‘falanca kaynakta aileler kendileri itiraf ediyorlar Kürt olduklarını bu bir ispattır” diye durumu lanse ediyorlar.

O zaman soruyorum: hani iddianız var ya “Osmanlı döneminde Kürtler Türkçe konuşmaya zorlanmış ve kimliklerini değiştirmek zorunda kalmış” diye. Peki sizce 34 yıllık bir Kürt hakimiyetinin bulunduğu bu bölgede. Giderek radikal fikirlerin kabardığı bu dönemde… Irkçılığın doruğa çıktığı bir zamanda, öyle ki hocaların Peygamberimizin giydiği elbiseyi giymesini bile hor görüp Arap sevdalısı ilan edilen bir günde. Türkmen birisi çıkıp ben TÜRKÜM derse neler yaşayacak acaba?

Daha ben “Türk’üm Türkmen”im demezken “gidin Moğol tohumları, Orta Asya Çocukları” (tabi ben kibarca yazmaya çalışıyorum) denmiyor mu? 

Kısacası, 1993 yılından sonra yazılan, ortaya atılan hiçbir kaynak Türkmenlerin varlığı hakkında öne sürdüğü hiçbir şey ne bir anlam taşır ne de inandırıcıdır.

Hülasayı kelam:

Bu memlekette isteseniz de istemeseniz de hoşunuza turşunuza, Türk vardı vardır ve hep var olacaktır.

Son olarak iki noktaya değinmeden yazıyı sonlandırmak istemem:

Birincisi:

Bu yalın açık saldırı ve insan hakları ihlallerine neden hiçbir yetkili veyahut sorumlu, kurum, kuruluşlar ses çıkarmıyor müdahale etmiyor?

İkincisi ise:

En son bu yazıyı bana yazdıran bir yazı gördüm, Türkmenlerin gidip DNA testi yapmasını Kürt olduklarını o zaman öğrenebileceklerini önermişler.

Ben bir TÜRK olarak şunu söylüyorum bu bizi düşünen ve bizi dert edinen kesime:

Biz kimiz, kimdeniz, kimlerdeniz, dedelerimin dedesinin mezarının nerde olduğunu bilen bir milletiz. Dilimizi de kültürümüzü de geçmişimizi de biliriz. Bu yüzden kanımızdan da şüphemiz yoktur. DNA testini yapanlar kanından şüphe edenlerdir. Çok şükür bizde böyle bir şüphe zerre kadar bulunmuyor.

Bu yüzden tekrarlayıp noktalıyorum “Kanından şüphesi olan DNA testiyle yüzleşsin”

DNA Testi Yapalım Mı?
0

Yorumlar kapalı.

Bizi Takip Edin
Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.